Anasayfa
 Konya-Ereğli Rehberi
 Üye Firmalar
 Referanslarımız
 Konya-Ereğli Linkleri
 ereğli Gerekli Tel. Rehberi
 Ereğli'deki Kurumlar
 İlanlar
 Forum
 İletişim

 

EREĞLİ'DEKİ İŞYERLERİ
EREĞLİ FİRMALARI
EREĞLİ'DEKİ ŞİRKETLER
EREĞLİ'DEKİ USTALAR
EĞEĞLİLİ GİRİŞİMCİ
HESAPLI VE KOLAY REKLAM
Biraz Gülelim

 »  Barbaros Uzunöner'in Türk müsün canım? kitabının ilk hikayesi
bayılacaksın gülmekten
  ÖZÜM SİZİ ANLAMİR
Özbekistan'a ya da azerbeycan'a gittiniz mi hiç?
ben gittim. gittim ve şaştım kaldım!
Bizdeki sözcüklerin aynısını farklı anlamda kullanıyorlar.
Eski Özbek sevgilimle önce Özbekistan'a gittik. ilk şaşkınlığımı,  kalabalık bir çarşıda bana çarpan gayet güzel bir kızın söylediği bir sözcük ile yaşadım. kız bana çarptı ve işveli bir şekilde''geçiresiz!'' dedi...
 ''Ne diyor bu ya?'' dedim. sevgilim gülerek, kızın özür dilediğini söyledi.
 orda yanağa''hortum'', yemeğe  ''avukat'', ve gönder yerine ''azdırt''diyorlar.
  sevgilimin evine gittik, kapıyı teyzesi açtı. Kadın en azından 90 yaşında var.Maşallah dinç mi dinç,zekası yerinde...''uzat hortumunu öpeyim!'' dedi; yakıştıramadım.
  yahu madem böyle bir adet var, kapıyı niye sen açıyorsun?
  daha bunun şaşkınlığını üzerimden atmadan, evin küçük kızı  ''avukat yer misin'' dedi. zor bela,''yok anam, az önce mübaşir aldım '' dedim.
  işsize ''bekar'', işyerine de'karhane' diyorlarmış; ne bileyim...Sevgilimin ablası, 'sen bekarsın, sana burada karhane açalım.' dedi. ben de açıldım, 'eee, artık hep beraber çalışırız!' dedim.
  gece oldu, herkes yattı. Bir tek ben, sevgilim, bir de onun teyzesi kaldı. bir ara teyze, hınzır bir gülümsemeyle yaklaşıp' başbaşa kalacaksanız, beni azdırt!' dedi. Bir anlam veremedim...
Ertesi gün, sevgilimin abisieşiyle birlikte bizi alıp yemeğe götürdü. Yemek öncesinde meyve suyuna 'sok' dediklerini bilmiyordum elbette.
 garson geldi, daha önceden kararlaştırmıştık; üçümüz ayran içecektik, sevgilimin yengesi meyve suyu içecekti.
  Bizim abi, siparişi şöyle verdi:
  'Bize üç tane ayran, hanıma da bir sok!'
  Aynı günün gecesi, rüzgarlı bir havada sevgilimin yeni tanışmama rağmen hiç sevmediğim amcası beni terasa davet etti.  Ben'olmaz!2 falan desem de çok ısrar edince yapacak bir şeyim kalmadı.
  Terastaydık...
  Adamın tipi hiç tekin değildi.
 Durup dururken gözlerini bana dikip,  'Gömme ister misin?' dedi.  Korkuyla ve telaşla karmakarışık bir ruh haline bürünüp''Yok yok, sağolun'' diyebildim.
  Ben korkulu anlardan sonra öğrendim ki; 'gömme' börek, 'gıçıver' anlat, 'don' da palto demekmiş.
  Rüzgar adamın ağzından çıkan buharla oynarken, ''Hadi gıçıver'' dedi.
  Ben, yine olumsuz ve şaşkınlık dolu bir yanıt verdim.
 Biraz sonra havanın soğukluğundan bahsedip sonra, ''donumu sana vereyim mi?'' dedi.
  aşağı kaçtım!
 Birkaç gün sonra Azerbeycan'a gittik.
 Sevgilimin eski bir arkadaşı benimle tanıştıktan sonra, ona dönerek'' sevgilin de çok pezevenkmiş!'' dedi
  Artık kendimi tutamadım, tam dalacağım,bizim ki uyardı:
 ''Burda yakışıklıya ve  başarılıya böyle derler'' dedi.
  Çekildik otelimize, açtık televizyonumuzu; Azerbeycan televizyonunda güzel bir film... Başrollerde Richard Gere ve Julia Roberts... Aralarında şöyle konuşuyorlar:
  RG- Hele bala, gel otur şura!
  JR- Ne dirsin, anlamirem... Özüm seni istemi!
  sevgilime döndüm ve özlem dolu bir bakışla, ''Türkiye'yi özlirem, özüm sizi anlamir!'' dedim...

 


«Geri dönmek için burayı tıklayın

 

 

Ereğli Devlet Hastanesi